Kibrit Ayder’de !

17 Haziran 2016 tarihinde, Buradayız, Özgürlük Yollarında, Yollardayız kategorisine Ekin Baykal yazdı. Yorum Yok

Sevgili halacım, kalkmış Ordu’ya gelmiş, tam da kafa dengi bi arkadaşıyla birlikte. Baştan belirtmekte fayda var, ikisi de çok kararsız ve ne yapacaklarını bilmiyor.

nazmiyeablaylaboztepe ogretmenevi

Önce Boztepe’ye çıktık, çay içtik. Boztepe’de kararlaştıracağız, ya Sinop’a doğru ya da Uzungöl’e doğru gideceğiz. Geceyi gündüz ettikten sonra, öğretmen evinin önünden yola çıktık. Giresun’da durmadan direkt Trabzon’a gittik.

uzungol

uzungol_kotu

Uzungöl’e bazı aralıklarla gitme fırsatım olmuştu, ilk gittiğimde ilkokula gidiyodum, sonra ortaokulda, lisede, üniversitede falan derken zamanla ilkokul yıllarımın çok güzel olduğunu farkettim. Doğallık denen bir şey kalmamış. Turizm adı altında her yer araplar için oluşturulmuş adeta. Şunu kesin olarak söylemeliyim ki, bir daha gidersem sadece eşimin, dostumun görmek istediği için olur. Hatta götürmemek için elimden geleni bile yaparım. Paranın insanı ve çevreyi nasıl katlettiğini görmek isterseniz rotanızı Uzungöl’e çevirin. Uzungöl’e gitmeden önce ya da gittikten sonra Ulugöl’e bi gelin. Ordu’nun muhteşem doğasıyla iç içe olduğunuzu bi anlayın. Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Aşağıdaki fotoğraflar Ordu’daki Ulugöl’e ait.

ulugol1

ulugol ulugol2

Uzungöl’de biraz dolaştıktan sonra, pişmanlıkla tekrar yola koyulduk. Halamların aklında Trabzon’u, Ayasofya’yı gezip Ordu’ya dönmek vardı. Aradan yarım saat falan geçtikten sonra “Ayder ne kadar uzak?” sorusu geldi. 2, 2.5 saat’e varırız, 145 km dedim. Hava kararmak üzere tabi. O kadar saat geçmiş. Neye karar verecekleri hiç belli olmuyor ama ben Ordu tarafına değil Rize tarafına döndüm çoktan. Yani Ayder’e gideceğiz dönüşü yok. Yol boyunca nerede öğretmenevi görsek uğradık, hep dolu çıktı. Rize’dekinde yer vardı ama Ardeşen’e gidip orada kalmak, sabahında Ayder’e çıkmak için daha mantıklı olur diye Ardeşen’e kadar gittik. – Tüm bunlar olmadan önce, yani Ordu’da “siz nerede kalacaksanız kalın, ben Kibrit’te kalırım, ısrar bile etmeyin” dediğim için Ardeşen’e vardığımızda onları öğretmenevine yerleştirip Ardeşen’de bi tur attıktan sonra ben de Kibrit’i hazırladım. Ardeşen, Rize’nin diğer ilçelerine göre daha sıcak geldi bana, insana olan saygıları, candan konuşmaları, içten selamlamaları falan çok güzeldi. Ardeşen’in esnafıyla konuşunca, halkıyla merhabalaşınca samimiyeti çok kolay bir şekilde hissedebiliyorsunuz.

Ayder’e çıkarken Fırtına’ya karşı kahvaltı yaptık. Derenin şırıltısı insanın doyduğunu bile unutturuyodu. Rafting yapacaktık, hatta gidip sorduk ama kar suları eridiği için normalden daha fazla tehlikeli olur diye raftinge izin vermediler. O sırada dereye baktığımızda hepsi dağılmış vaziyette bi yerlere tutunmaya çalışan raftingcileri gördük.

Halam zipline’ı denemek istedi, birbirlerine gaz verip durdular. Onlar geldi ben fotoğraflarını çektim, sonra ben bindim onlar fotoğraflarımı çekti.

zipline aydere

Ayder, Uzungöl ile kıyaslanamayacak kadar güzel ancak burası da ticarete dönmüş. Gördüklerim turizm değil, adeta sermayenin kuklaları. Yine de Ayder güzeldir. Çamlıhemşin’in de yeri ayrıdır. En azından babamın Çamlıhemşin’de görev yapmışlığı bile vardır. Bir de moyy mini otel’e ev sahipliği yapmaktadır Çamlıhemşin. Alkışlayalım!

ayder3

ayder

Ayder’den sonra Batum konuşuldu ancak onları sınır kapısında bekleyeceğimi söylediğimde vazgeçtiler. Ordu dönüşü, Sinop’a da gitsek mi diye düşündüler, sözde dönüşte direkt yaylaya gidecektik ama bi gece daha kalmaya karar verdiler. Dönüştede Çambaşı’ndan Yeşilce, Konacık yaptık…

Çambaşı’na doğru çıkarken de, şu manzara eşliğinde bi şeyler atıştırdık. Burası da Ordu’ya ait, Turnalık yaylasının 2 km gerisinde bi yer.

kahvaltı

Yolculuğumuzun tam Yeşilce noktasındayken, Erciova Yaylası’ndaki 8. Bus Buluşması’ndaydı aklımız, zaten çok fazla durmadan önce Ordu’ya, sonra Samsun’a, oradan da Sakarya’ya doğru hareket ettik.