Top
  >  Yollardayız   >  Çorum’a Kadar

(belirtmeliyim ki Türkçe’yi çok iyi kullanırım ama yüklemlerin, büyük küçük harflerin bu yazıda ırzına geçeceğimi bilin istedim.)

uzun bi aradan sonra yeniden; Merhaba!
blog eski görünümünde yeniden hayatta, müziklerim eşliğinde iyi okumalar, iyi dinlemeler.
okuyacaklarınız sadece ordu’dan çorum’a kadar süren yolculuğumuzun (sefilliğimizin) kısa bi özetidir

öncelikle çorum’a kadar mehmetcan gibi ͟t͟͟e͟͟h͟͟l͟͟i͟͟k͟͟e͟͟l͟͟i͟͟ ͟͟b͟͟i͟͟r͟͟ ͟͟y͟͟a͟͟r͟͟a͟͟t͟͟ı͟k ile yolculuk ettiğimizin ͟͟altını çizelim. evden çıktım, önce batu’yu sonra mehmetcan’ı alıp kısa bi vedalaşmanın ardından yola çıkcaz. neyse batu’yu aldım Mehmetcan’ın yanına geçtik. ki araba yüklü zaten. bana da öncesinde “la ekin arka koltuğa bi şey koyma uyicam” dedi. İyi olum uyu dedim bende. bizim oğlanı kapının önüne çektik merdivenden çıkan sürprizlere bakıyoruz.

mehmetcan bu ne? sebzelik
-ya evdeki televizyon çok küçük televizyonu da götürcem
la peki bu ne?
-evde süpürge yok kanka biliyon mu süpürgeyi de götürüyom
bunda ne var?
-eşyalarım falan var
ya bu poşettekiler ne?
-bunda da var işte bi şeyler
la oğlum bunlar ne bunlaar?
– sebzelik kanka annem atacakmış ben de götürim dedim

geç şimdi arka koltukta uyu bakalım nasıl uyuyon dedim geçtik dükkanın oraya,  birol abiyi, doğaner’i gördük, vedalaştık. keçiköyden benzin aldık 3. viteste çorum’a kaç saatte gidilir onu düşünüyoruz. mâlum şanzıman sıkıntılı dörtte atıyo. mehmetcan uyuyo uyanıyo hala aynı şehirdeyiz 😀 la olum hiç mi uyumadım diye düşünüyo 11358869_10205750218766976_518018799_nduruyo. ünye otobanda bi tane çekici tırı durdurduk yalvardık götür diye samsun’a kadar gidiyomuş almadı, halimize bile güldü adam.

samsun’a geldiğimizde coconat’a uğradık, hediyelik bi kaç şey ( tişört, kolye, bileklik, küpe ) aldık. coconat’ın caddedeki yeni şubesine gittik çok beğendik. noyanla oturduk çay içtik, seko yoğundu pek görüşemedik, emaneti de getirdi sağolsun biz yolumuza çıktık tekrardan ters yönden girmeye karar verdik, camdan adamın birine abi araba geliyo mu diye seslendik devam et devam et dedi, arkadan bi ses geldi 10149238_10153311913840138_1441293534_nyazdı polis yazdı diye 😀 çıktık gidiyoruz, yanlış yola girdik dedik geri döndük, biraz ileride bi baktık yanlış dediğimiz yol da doğru yolmuş. batu ilerleyen kilometrelerde dayısıyla buluştu, kontağı kapatmadan bekledik bekledik durduk ana sonra bi baktık batuhan balkonda muhabbet ediyo 😀

11328839_10205750216326915_1368252846_nordu’dan çıkarken az bi benzin aldığımız için yine bi benzinlikte durduk, portta california 6URK184 plakamız var. pompacı diyo tokattan mı geliyosunuz? anlamadım dedim, plaka 60 RK 184 değil mi dedi, ben daha diyecek bi şey bulamadım. o benzini koyarken ben de üç tane dondurma aldım kasaya geldim bunlar ısınmış altlardan verim ben dedi kadın, iyi dedim ver. açtık dolabı dondurma arıyoz altlarda ama neredeyse hepsini çıkardık, dondurmaları da aldım depo kapağını kontrol ettim arabaya bindim çalıştırıp gitcez, mehmetcan demesin mi az 2 dk bekle tuvalete gidim de gelim. ya mehmetcan 10 dkdır buradayız ya olum diyom yeni aklıma geldi diyo 😀 beklemedim çalıştırdık yola devam ettik 😀

tek tek geçiyoz samsunun ilçelerini, merzifon’a yaklaştık batu’nun canı kiraz çekti, yol kenarlarında satanların yanında durduk 7.5 dediler. ilerledik yine sorduk yine aynı. mehmetcan ben size alcam ileride merzifon’un içinden geçicez ordan alırız dedi ama merzifon’un içinden falan geçmedik 😀 yani çorum’a kadar alamadık.

10687001_10205750178285964_2358099952665849645_nneyse çorum’a kaldı 30-40 kilometre karşı dağlara sis çökmüş, bulutlar kara yağmur ha yağdı ha yağacak. tek tük atıyo. şurada durup bagajı örtsek mi, ıslanmasın diyecektim ki o müthiş ses tonuyla mehmetcan arkadan seslendi “buranın yağmuru bizim oralara benzemez, en fazla 5 dk sürer artmaz bile böyle tek tükle de ıslanmaz bişey olmaz dedi” iyi dedik aradan 5 dk geçmedi silecekler yağmurun şiddetine dayanamaz hale geldi. durduk kapattık üstünü. kararımız kesin ve net artık mehmetcan’ın söylediklerine inanmayacaktık. 😀 öyle de yaptık. evdeyiz sağ salim.

hatta şu anda ben bunları yazarken batuhan evi süpürüyo, yerin alt tabakasından bisiklet fren telleri bile çıktı, süpürgenin uzatma borusu yok batu çok çekti. 4. gündeyiz evi biraz olsun topladık. geçirdiğimiz 3 günü ve daha sonralarını da yazıcaz, hoşçakalın.

post a comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.