Çambaşı Kayak Merkezi

7 Ocak 2019 tarihinde, Karadeniz, Kibrit, Yollardayız kategorisine Ekin Baykal yazdı. Yorum Yok

Haftasonu Vosvos Ordusu’nun bir bölümü Çambaşı’ndaydı. Samsun’dan Köksal Abi ve Ailesi de eşlik etti. Ben de (ne yazık ki) Erdinç’le gittim. Akşamüzeri çıktığımız yolda ben ilk defa böyle kötü bir havada yolculuk gerçekleştirdim. Kar yağmıyor adeta gökyüzünden aşağıya doğru atılıyor. Fırtına hızımızı kesiyor, yoğun bir sis var. Yolu biliyoruz ama hızlı gidemiyoruz. Görüş mesafesi sıfırın altında dedikleri bu olsa gerek. Yanımızdan yöremizden araba bile geçmiyor. Tüm bu yolları zincirsiz çıkıyoruz derken Çambaşı’na 50 metre kala daha yemedi ve zincir takmak zorunda kaldık.

Giderken Kabadüz’de yakıt almamız gerekiyordu ama geç kalıyoruz diye almadık. Çambaşı’nda yakıtımız bitti, Ordu’dan 5 litre benzin istedik. Cumartesi gününden gidip bir gece konakladık. Bu konaklamayla ilgili de iki satır sitem etmek istiyorum.

  • Çambaşı Otel, yeni bir işletme olmasına rağmen bir çok eksiği var. En önemli sorunu “ısı”. Otele giderken mutlaka yanınızda elektrikli ısıtıcı götürmeniz gerekiyor. Kalorifer yok, odaların ısınması için sadece klima var ama ısı işi hikaye. Mesela koridorların klimasını açmamışlar, odanın kapısını açtığın an olanca soğuk hava içeri giriyor.
  • Rezervasyon yaptırmadan kesinlikle gidilmemeli, otele gelip oda bulamayan çok kişi oldu. Otel görevlisiyle telefonda konuştuğumuzda “gelmeden önce ararsanız odanızı ısıtırım” demişti. Biz de gitmeden önce aradık ama odayı falan ısıtmamış. Klimayı 1-2 saat önceden açmış olsaydı hiç sorun yaşamazdık. Klima açıldıktan 2-3 saat sonra soğuğun kırıldığını hissediyorsunuz.
  • Konaklama ücretine kahvaltı dahil. Kahvaltı için 8:00 – 10:00 arası bilgisi var ancak biz 09:30’da kahvaltıya indiğimizde, kahvaltı daha yeni hazırlanmıştı.

Bir de otelerin artıları var.

  • Otel odaları tahmin ettiğimden çok daha temiz. Hatta en ufak bir sorun bile görmedik. Temizlik personelleri kimse işini iyi yapıyor olmalı.
  • Kahvaltı, Çambaşı gibi bir yerde fena sayılmazdı. Çok fazla çeşit yoktu ama en azından ben doydum. Yöresel olarak turşu kavurmasının çeşitleri vardı, ben yemediğim için tadını bilmiyorum. Patates kızartması, sosis, salam gibi sağlıksız yiyecekler yoktu. Standart olarak zeytin, peynir, tereyağı, bal, reçel, yumurta gibi besin değeri yüksek kahvaltılıklar vardı.
  • Resepsiyonda çalışan arkadaş bütün sorunlarımızla ilgilendi.
  • Odaların manzarası mükemmeldi. Camı açtığınızda oksijene boğulduğunuzu anlıyorsunuz. Bir de bembeyaz bir manzara var ki, mükemmel!

Neyse kahvaltı bitti, odalarımızdan ayrıldık ve kayak merkezine doğru yol aldık. Buralarla ilgili de bir kaç olumsuzluk yaşadık.

  • Çambaşı Kayak Merkezi’ne gitmeden önce mutlaka ama mutlaka telesiyejin çalışıp çalışmadığı hakkında bilgi almanız gerekiyor. İlk gidenler arasındaydık, sabah 10:00 civarıydı ve telesiyej arızalı uyarısıyla karşılaştık. Çalışıp çalışmayacağı konusunda personelin de çok bilgisi yoktu. Cumartesi ve Pazar günleri, yoğunluğun en fazla olduğu günler olduğunu düşünürsek böyle bir sorunun yaşanmaması gerekirdi. İnsanlar ilk 1 saat yürüyerek yukarı çıkıp kaymaya çalıştı. Neyse ki telesiyej açıldı da bu sorun ortadan kalktı.
  • Kayak takımı olmayanlar için bir uyarı; eldiven 10 TL yazmasına rağmen eldivenleri yok. Diğer ekipmanların kalitesi iyiydi.
  • Ekipmanları kiralarken sizden kimliğinizi istiyorlar. Fotokopi vs değil, direkt kimliğinizi alıyorlar ve ekipmanları teslim ederken kimliğinizi geri veriyorlar. Biz elbette kimliğimizi vermedik. Çünkü hiçbir kurum ve işletme kimliğinizi tedbir amaçlı sizden alamaz. Böyle bir hakları yoktur ama camiden ayakkabı çalan bir topluma, personel ne kadar güvenebilir bu da ayrı bir şey tabi. Onları da anlıyoruz ancak işletme sorumlularının bu yanlışı düzeltmeleri gerekir.
  • 5 TL karşılığında dolap kiralayabiliyorsunuz. Dolaplar için size anahtar vermiyorlar, ellerinde bir tornavida var (yanlış duymadınız bildiğiniz tornavida) dolabınızı açmak isterseniz tornavidayla gelip dolabınızı açıyorlar. 50 yıllık tesismiş gibi(ki 50 yıllık tesiste bile böyle olmaz) böyle saçma bir işleyiş söz konusu.

Her ne kadar tesisin olduğu yerde rüzgâr olmasa bile zirvede fırtanalar kopuyor 🙂 İlk defa gidenler için uyarmakta fayda var 4 numaralı pist board yapanlar için uygun değil, çok düzlük ve zaten tesiste gerekli bilgi mevcut. Dikkat etmenizde fayda var. En mantıklısı telesiyejin altından inmek. Pist yerine kardan inmeye çalışanlara da bir dip not, düşerseniz kar boyunuzu geçiyor 🙂 Düştük, tecrübe edindik.

Bir de dikkatimizden kaçmadı, telesiyej açıldığında pistler yeni açılıyordu. Büyük ihtimalle pistleri açmadıkları için telesiyejin arızalı olduğunu söylediler. Aynı şeyi bir iki hafta önce yine yapmışlardı. Eğer haftada bir kez ya da iki haftada bir kayak yapmayı düşünüyorsanız mutlaka kendi ekipmanınız olsun.

Kayak Takımı 50 TL
Kayak Kıyafeti 30 TL (Mont ve Salopet)
Gözlük-Eldiven-Kask 30 TL (ayrı ayrı almak isterseniz 10’ar TL, eldivenleri yok)
Dolap isterseniz +5 TL
Telesiyej Günlük (Sınırsız) 60 TL
Tek seferlik 10 TL

Bu arada kayaktan sonra Çambaşı’nda ilk defa board kullanmış oldum. Bizim indiğimiz pist biraz dardı. Acemi olanlar için çok uygun değildi. Yani hızlı gitmekten başka çareniz yok. Biraz da Erkin’in gazına geldik gibi. Ayrıca telesiyejden fotoğrafımı çekenlere de teşekkür ederim 😉